🎙️ Volunteer Guide Story
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası UNESCO Dünya Mirası
13.yüzyılda Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Anadolu taş işçiliğinin en seçkin örneklerinden biridir. Eşsiz mimarisi, benzersiz taş süslemeleri ve aynı yapı topluluğu içinde cami ile darüşşifayı bir araya getirmesi sayesinde 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
✓
Volunteer guide content approved by an administrator
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa
Anadolu Selçuklu dönemi taş işçiliğinin en seçkin örneklerinden biri olan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa, mimarisi, süsleme sanatları ve ışık-gölge düzeniyle dünya mimarlık tarihinin eşsiz eserleri arasında yer alır. 1228 yılında yapımına başlanan külliye, 1243 yılında tamamlanmıştır. Ulu Cami, Mengücek Beyliği hükümdarı Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah tarafından; camiye bitişik olarak inşa edilen Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. Yapı topluluğunun baş mimarı ise Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah'tır.
Divriği Ulu Cami'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, kapılarında yılın belirli dönemlerinde güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak oluşan gölgelerdir. Cennet Kapısı'nda sabah saat 07.00 civarında beliren ve halk arasında "namaz kılan kadın silüeti" olarak adlandırılan gölge, Batı (Taç) Kapısı'nda ikindi vakti görülen yaklaşık 4 metre uzunluğundaki "namaz kılan erkek silüeti" ve Şah Kapısı'nda saat 09.00 civarında oluşan, yapının banisi Ahmet Şah'ın başını temsil ettiğine inanılan gölge, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği mimari ayrıntılar arasında yer almaktadır. Bu gölgelerin, taş işçiliği ile güneş ışığının uyumundan kaynaklandığı kabul edilmekte, yapının mimari tasarımındaki inceliği gözler önüne sermektedir.
Darüşşifa ise dönemin ileri sağlık anlayışını yansıtan önemli bir yapıdır. İki katlı, avlulu ve eyvanlı planıyla inşa edilen bu şifa merkezinde hastaların su sesi, huzurlu mekân düzeni ve doğal ortamın iyileştirici etkisiyle tedavi edildiği bilinmektedir. Mimari düzeni ve işlevsel planlamasıyla Orta Çağ Anadolu'sunun en özgün sağlık yapılarından biri olarak kabul edilmektedir.
Taş üzerine işlenmiş zengin geometrik ve bitkisel bezemeleri, her biri farklı kompozisyonlara sahip anıtsal taç kapıları ve yüzyıllardır ilgi uyandıran ışık-gölge oyunlarıyla Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa, tarih, sanat ve mimarlığın buluştuğu eşsiz bir kültür mirasıdır. Günümüzde de yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği tarihî yapılardan biri olmayı sürdürmektedir.