"Gündüz seyranlık, gece gerdanlık" sözüyle anılan Eski Mardin, Mezopotamya Ovası'na karşı amfitiyatro şeklinde sıralanmış eşsiz taş evleriyle adeta devasa bir açık hava müzesini andırmaktadır. Geleneksel sarı kalker taşından inşa edilen ve hiçbirinin gölgesi diğerinin manzarasını kesmeyecek şekilde ustalıkla konumlandırılan bu evler, şehrin binlerce yıllık kültürel birikimini ve taş işçiliğindeki benzersiz mimari dehasını gözler önüne serer.
Tarihi dokunun kalbini oluşturan bu bölgede, labirenti andıran dar sokaklarda kaybolmak ve evlerin altından geçen "abbara" adı verilen tonozlu geçitlerden geçmek, ziyaretçilerde zamanın durduğu hissini uyandırır. Farklı dinlerin ve kültürlerin yüzyıllardır barış içinde bir arada yaşadığı bu masalsı sokaklar, şehrin otantik ruhunu hissetmek ve Mezopotamya'nın o büyüleyici manzarasına karşı unutulmaz fotoğraflar çekmek için en doğru adrestir.
Bu mekanı iyi tanıyorsanız yazılı anlatım, ses kaydı,
fotoğraf ve güvenilir kaynaklarınızla katkıda bulunabilirsiniz.
Rehberlik yetkisi her mekan için ayrı değerlendirilir.