Dört kilise. Bir manastır. Bir Haçlı kalesi. Ve denizin altında, kimsenin pek bilmediği batık bir şehir.
Fethiye'nin en ucunda yer alan Gemiler Koyu, bu kadar zengin bir mirası taşıdığını ilk bakışta belli etmiyor. Çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili, sessiz bir kumsal sadece ama tam karşısında duran adaya baktığınızda işler değişiyor: Gemiler Adası.
Adın kökenine inince hikâye derinleşiyor. Orta Çağ'da buraya Aziz Nikolas Adası denirmiş; evet, o Aziz Nikolas bugün dünyanın Noel Baba olarak tanıdığı isim. Roma zulmünden kaçan keşişlerin sığındığı bu kayalık parça, zamanla dört kiliseye, sarnıçlara ve bir Haçlı kalesine ev sahipliği yapmış.
En çarpıcı detay ise suyun altında saklı: M.S. 240'ta yaşanan büyük bir deprem, adanın çevresindeki yerleşimi denize gömmüş. Kekova'daki gibi, Türkiye'nin ikinci batık kenti burada ama bu kadar az kişi biliyor. Berrak suda yüzerken, ayağınızın altında antik bir duvara ya da sütun parçasına rastlamanız hiç de şaşırtıcı değil.
Fethiye veya Ölüdeniz'den kalkan teknelerle yarım saatte ulaşılan ada, yılda yirmi binden fazla ziyaretçi ağırlıyor. Yine de üzerine bastığınız her taş, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir sır taşıyor gibi.
Bu mekanı iyi tanıyorsanız yazılı anlatım, ses kaydı,
fotoğraf ve güvenilir kaynaklarınızla katkıda bulunabilirsiniz.
Rehberlik yetkisi her mekan için ayrı değerlendirilir.