Fethiye Körfezi'nin sakin sularında, bir ressamın fırçasıyla ölümsüzleşmiş bir koy var: Bedri Rahmi Koyu. Eskiden "taşlık kıyı" anlamına gelen Taşyaka adıyla bilinen bu koy, 1945 yazında burada demirleyen bir tekneyle birlikte sonsuza dek değişecekti.
O yolculuğun kaptanı, Halikarnas Balıkçısı lakabıyla tanınan yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı'ydı. Güvertede ise kardeşi denemeci Sabahattin Eyüboğlu, yazarlar Sabahattin Ali ve Necati Cumalı'nın yanı sıra, elinde fırçasıyla ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu de vardı. Kıyıdaki bir kayaya resmettiği balık figürü, koyun ruhuna dönüştü; dikkatli bakanlar bu balığın içinde gizlenmiş altı farklı hayvan figürü bulabiliyor hâlâ.
Bugün Göcek'in en iyi korunan koylarından biri olan Bedri Rahmi, her yönden gelen rüzgâra karşı doğal bir kalkan oluşturuyor; bu da onu mavi yolculuğa çıkan tekneler için güvenli bir liman hâline getiriyor. Zeytin ağaçlarıyla kaplı yamaçları, billur gibi berrak suları ve kayalıklara gizlenmiş antik Likya kaya mezarlarıyla koy, hem doğa hem de tarih meraklılarını aynı anda büyülüyor.
1988 yılında Fethiye Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen bu kıyı şeridinin parçası olan Bedri Rahmi, yoğun yapılaşmadan korunarak doğallığını bugüne taşımayı başarmış. Kıyı kenarındaki küçük restoranlarda deniz mahsulü tadarken, bir yandan da sanatın doğayla nasıl bütünleştiğine tanıklık edebilirsiniz.
Belki de Bedri Rahmi Koyu'nun asıl büyüsü şurada saklı: Bir sanatçının burada bıraktığı iz, onlarca yıl sonra hâlâ insanları buraya çekiyor, hâlâ onları kendinden geçiriyor. Göcek'e gelip de bu koyda demir atmayan, Fethiye Körfezi'nin gerçek ruhunu tanımamış sayılır.
Bu mekanı iyi tanıyorsanız yazılı anlatım, ses kaydı,
fotoğraf ve güvenilir kaynaklarınızla katkıda bulunabilirsiniz.
Rehberlik yetkisi her mekan için ayrı değerlendirilir.