Bodrum Yarımadası'nın batı ucunda, bugün Gümüşlük adıyla bilinen topraklarda, antik yazarların sıkça sözünü ettiği bir şehir yatar: Karya Kralı Mausolos'un kurduğu Myndos. Deniz kenarında kurulan bu antik kent, tarih boyunca pek çok önemli olaya sahne olmuş, günümüze ise izlerini derin sularda ve toprağın altında saklayarak ulaşmıştır.
Kentte toprak üzerinde Bizans dönemi kilisesi, birkaç sur duvarı parçası ve "Leleg duvarı" olarak bilinen sur kalıntısının yanı sıra, denizin içinde kalan dalgakıran ve kule kalıntıları göze çarpar. Ancak Myndos'un asıl hazinesi dikkatli bakışlara saklıdır; toprak altında yarı örtülü sütunlar, mozaik izleri ve seramik parçaları adeta her adımda karşınıza çıkabilir.
Myndos'un tarihi, büyük imparatorlukların ve komutanların izini taşır. M.Ö. 333'te Pers komutanı Orontobates'in mağlubiyetiyle İskender'in komutanlarının eline geçen kent, III. yüzyılda Ptolemaios hakimiyetine girmiştir. M.Ö. 197'de bağımsızlığını kazanan Myndos, kendi sikkelerini basabilecek güce ulaşmıştır. Tarihin en dramatik anlarından birine de sahne olan kent, M.Ö. 44'te Sezar'ın katilleri Brutus ve Cassius tarafından karargah olarak kullanılmıştır.
Antik çağda şarap üretimiyle tanınan Myndos, zamanla parlaklığını yitirmiş; Roma İmparatorluk döneminde ise mütevazı bir şehir olarak varlığını sürdürmüştür. Bugün Gümüşlük'ün masmavi sularına dalan ziyaretçiler, farkında olmadan binlerce yıllık bir uygarlığın üzerinde yüzüyor olabilir.
Bu mekanı iyi tanıyorsanız yazılı anlatım, ses kaydı,
fotoğraf ve güvenilir kaynaklarınızla katkıda bulunabilirsiniz.
Rehberlik yetkisi her mekan için ayrı değerlendirilir.