Bodrum'un çam kokulu tepelerinde, Konacık Mahallesi'nin yukarısında zamana meydan okuyan bir şehir uyur: Pedasa. Bugün Gökçeler adıyla anılan bu topraklar, Leleg şehirleri arasında günümüze kadar korunarak gelebilmiş tek yerleşim olma özelliğini taşır. Ulaşımı kolay ören yerlerinden biri olan Pedasa, ziyaretçilerini daha kente varmadan tarihin izleriyle karşılar.
Çevrede gümbetleri andıran, kuru duvar tekniğiyle inşa edilmiş kubbeli mezarlar, Pedasa'ya yaklaşıldığının ilk işaretidir. Yerel taşlarla bindirme tekniği kullanılarak yapılan bu mezarlar, küçük bir girişle açılan tek bir kubbeli odadan oluşur. 1919-1921 yılları arasında İtalyan hafirler tarafından açılan mezarlardaki buluntular, geometrik döneme tarihlendirilmiştir.
Pedasa, Lelegler'in Bodrum Yarımadası'nda kurduğu sekiz kentten en büyüğü ve en önemlisiydi; M.Ö. VI. ve V. yüzyıllarda bölgenin güçlü şehirlerinden biri olarak öne çıkan kent, Miladi yıllara yaklaşıldıkça önemini tamamen yitirmiştir. Tarihçi Herodotos'un yazdığına göre, Karya'da yaşayan halklar arasında Perslere karşı direnen tek topluluk Pedasalılar olmuştur; bu direniş, M.Ö. 546'da Lidya'nın başkenti Sardes'in düşüşünün hemen ardından gerçekleşmiştir.
Pedasa'nın efsanevi yönü de bir o kadar etkileyicidir: Herodotos'a göre, kente ya da çevredeki şehirlere bir felaket yaklaştığında, Pedasa'daki Athena Tapınağı'nın rahibesinin sakalları çıkarmış. Tarihte bu olağanüstü olayın üç kez yaşandığı, Pers istilasının ardından da rahibenin yine sakallandığı aktarılır.
Bugün hâlâ bölgede otlayan hayvanlara ve çobanlara rastlamak mümkün; bu da Pedasa'nın modern Bodrum'un kalabalığından ne kadar uzak, el değmemiş bir atmosfere sahip olduğunu gösteriyor. Kendi temponuzda yürüyerek hem Leleg uygarlığının hem de Karya direnişinin izlerini sürmek isteyenler için Pedasa, Bodrum'un en anlamlı duraklarından biri olmayı sürdürüyor.
Bu mekanı iyi tanıyorsanız yazılı anlatım, ses kaydı,
fotoğraf ve güvenilir kaynaklarınızla katkıda bulunabilirsiniz.
Rehberlik yetkisi her mekan için ayrı değerlendirilir.